BİLİM VE ARAŞTIRMA

 

 

 

BİLİM VE ARAŞTIRMA

Bilmek ve Düşünmek- Bilim ve Araştırma- Bilimsel Araştırma Tekniği- Yazım ve Yayın Etiği Raporu

 

 

 

Murat ŞAHİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİLİM VE ARAŞTIRMA

BİLİM

Bilim, öznel açıdan incelendiğinde, düzenlenmiş dizgeli bilgi olarak nitelendirilmektedir. Öyle ki Bochenski; bilim adamını uğraşı alanına giren konuları anlayabilen ve üzerinde derinlemesine düşünebilen kişi olarak tanımlamıştır.

Bilimin Gerçeği; Elde edilen bilgileri birleştirerek ya da genelleştirerek bir düzene sokma işidir.

Bilimin Amacı ve Yöntemi

Bilinenler ağacığını genişletmek ve uzatmaktır. Bunun için bilimsel uğraş ve bilimsel yönteme gereksinim duyulur nihayetinde bilimsel bilgi elde edilir.

Bilgi ve Bilim

Bilimin kaynağı bilmek ve düşünmek olarak bilinir.  Bu yolla elde edilen basit bilgiler bilimin temeli kabul edilir. Bu bilgiler bilim ağını meydana getirir. Basit bilgiler, genellemeler,  yasalar, ilke ve kuramlar birbirlerine örümcek aği gibi bağlıdır. Bilmek ve düşünmek hepsinin temelini oluşturu.

BİLİMSEL DÜŞÜNME YÖNTEMLERİ

Bu yöntemler doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki başlık altında toplanır.

Doğrudan ; Fenomolojik Yöntem

Varlık objektif olarak incelenir. Üzerinde oynanmaz sadece görünenler not edilir. Ekleme yapılmaz. Olan neyse o değerlendirilir. Nasıl? Sorusu üzerine gidilir. Görünenler üzerinde ciddi bir biçimde düşünülür. Temeli varoluşculuğa dayanır. Bir cismin varlığını gizlememesi göstermesi anlamında kullanılır.  İncelenen varlıklardan yola çıkarak ilke ve doğa yasaları ortaya konulmaktadır.

Dolaylı Yöntemler

Semiyotik Yöntem

Kısacası sembolleştirme olarak ifade edilebilir. Burada incelenen varlıktaki fenomenler işaretler ve dil aracılığı ile sembolleştirerek aktarılır. Bilim bu semboller üzerinden devam eder. Formal bir şekilde biçimlendirilen bu işaretler üzerinde düşünülerek daha kolay bilim yapılabilinecektir. Semboller gerçeği yansıtıyor diye düşünülerek kolayca hata yapılabilmektedir. Buraya dikkat edilmelidir.

Aksiyomatik Yöntem ( Tümden Gelim)

Akıl yürütme yoluyla düşünme biçimidir. Büyük ve genel önermelerden yeni bilgilere ulaşılması prensibine dayanmaktadır. Burada sözü geçen aksiyomlar, temel ilkeleri ifade etmektedir. Apaçık ve kabulleri zorunlu önermeler olarak da tanımlanabilir. Bunun yanı sıra Postulatlar aksiyomlar kadar zorunlu ve apaçık olmayan önermelerdir. İki noktadan sadece bir doğru geçer, örneğinde olduğu gibi.

Kavramlar ise sayıları şekilleri belirten tanımlamalardır. İnsanlar tarafından oluşturulur.

Teorem ise tümden gelim yöntemi ile aksiyomlardan çıkartılmış bir önerme olarak tanımlanır.

Problem, çözümü beklenen gerçek ya da engel.

Redüktif Yöntemler

Çok sayıda bilgiden yola çıkarak genel bir bilgi elde etme olarak tanımlanır. Bu çıkarım yöntemine endüktif yanı tümevarım da denilmektedir.

Varsayım, genel bir tanımlama taslağıdır. İspatlanmamıştır.

Bilimsel Yasa, Varlıklar arasında değişmez bağlar olarak bilinen bilgiler bütünüdür. Kurulan varsayımın kanıtlanması ile elde edilir.

Kuram, deneyle kanıtlanamayan ancak doğruluğu kabul edilen bilgi olarak bilinir.

İlke ise kuramın bir ileri safhasıdır. Bir düşünce ürünüdür. Örnek vermek gerekirse, madde, hayat vb…

Gerçek varlıkları fenomenolojik, kavramlaştırmak için semiyotik, varsayımların kurulmasında aksiyomatik yöntemler kullanılır.

Aksiyomatik yöntemde elde edilen çıktı kesindir. Buna karşın redüktif tüme varım yönteminde elde edine bilgi kesin sayılmaz. Biraz tahmin niteliğindedir.

 

BİLİMLER SİSTEMİ

Bilim Dalları

Genel olarak bilim saf ve uygulamalı olarak ikiye ayrılır. Pozitif ve Beşeri bilimler saf olarak adlandırılabilir. Mantık, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Psikoloji ve Hukuk gibi. Diğer taraftan mühendislikler uygulamalı bilimler olarak isimlendirilebilir.

Semiyotik ve Aksiyomatik yöntemler formal bilimlerde kullanılırken, uygulamalı bilimlerde hepsine birden başvurulabilir.

Bilim Sistemi

Ham bilgi ve Bilimsel bilgi girdi ve çıktısının islenme süreci olarak isimlendirilir. Redüktif yani tümevarım yöntemi ile genellemeleri oluşturur. Bu varsayım uygulanarak bilim yasaları elde edilmektedir ve buna doğrulama denir. Aksiyomatik yöntemlerle ulaşılan yeni aksiyomlar ile yen teoremler çıkarılmakta, problemler çözülmekte ve kanıtlanmaya ulaşılmaktadır.

BİLİM SİSTEMİNİN ÖĞELERİ

Sorunlar, sorun bilinci olarak tanımlanan bir öğedir. Bu sorunlar Deneysel, Kavramsal, yöntem ya da değerlendirmeye yönelik olabilir.

 

Kavramlar

Düşünce eylemi sonunda ortaya çıkmış olması zorunlu olmakla bilirkte, zihnen kavranmış bir simge olarak tanımlanabilir. Örneğin Gül, Menekşe ikisi de çiçek kavramı içinde tutulur. Çiçek burada düşünülerek ortaya çıkmış bir aynilik kavramıdır.

Kavram Çeşitleri ve İşlevleri

Formel bir mantık çerçevesinde bakıldığında, belirli birey ( elma) , belirsiz değişken ( x) , sınıf ( yeşil elma ) , ilişki ( daha…. )  ve miktar olarak isimlendirilebilir. Diğer taraftan formel olmayan bir bakış açısı ile bakıldığında, tanımlayıcı, düzenleyici ve yorumlayıcı olarak sınıflandırılabilir. Ancak bunların dışında Manyetik Alan teriminde olduğu gibi kuramsal kavramlardan da bahsedilebilir.

Kavram Kargaşası

Kavramların herkes tarafından aynı şekilde anlayamaması durumudur. Buharlaşma ve kaynama terimlerinin, ısı ve sıcaklık terimlerinin ayrıldığı alanların tam olarak anlaşılmaması buna örnek verilebilir.

Kavram Ünitesi

Belirli bir kuramı tanımlamak için oluşturulan kavramsal birlikler bütünüdür.

Bir Kavramın Geçerliliği

Bir kavramın geçerli olması, içlem ve kapsamının net bir şekilde tanımlanmış olması gerekir. Bu kavramın bir bilim dalı altında tanımlanmış olması gerekmektedir.

Bilim Dili

Kavramların kurulması ve başkasına aktarılması için sözcük ve işaretler sağlanmaktadır. Dolayısı ile her bilim dilinin kendine ait olarak oluşturduğu kendi kavramları bulunmaktadır.

Varsayımlar

Bilim ağının meydana gelmesi için ilk başta meydana getirilen iplikçilerdir. İnsan karşılaştıkları varlıklara ait bilgileri dışında bir şey bilemez bilmediği kısımlar için kendisi bir çıkarımda veya tahminde bulunur buna varsayım denir.

Varsayım Çeşitleri

Bireysel, Görünüşte Bireysel, Belirsiz varlıklara ait, Yöresel varlıklara ait, Yarı Genel, istatistiksel, Sınırlı genel ve genel olarak ayrılır. Bu sınıflama varsayımın kapladığı alana göre yapılmaktadır.

Bu varsayımların içeriği, gözlemlenebilen ve gözlemlenemeyen olarak sınıflandırılabilir.

Ayrıca bir varsayımı, varsayımı varlığın niteliğine göre sınıflandırabiliriz. Deneye Bağlı, Deneye ve varlığa bağlı, varlığa bağlı ve modele bağlı olarak gruplara ayrılmıştır.

Varsayımın Dayanakları

Bir varsayım için, bir bilim sistemi içerisinde anlamlı ve mantıklı görülmesi

Önceki bilgilere dayanması

Bilimsel yöntemlerle doğruluğunun kabul edilmesi

Varsayımın dört aşaması var. Bu dört basamak şu şekilde sınıflandırılır. Sanı, Deneysel varsayım, Mantıklı varsayım ve Doğrulanmış varsayım.

Varsayımın Doğrulanabilirliği

Bir varsayım deneysel yoldan doğrulanabilir. Bazen yüksek ve orta varsayımlar sadece deneysel yolla ispatlanamazlar. Bu durumda, bir takım aksiyomatik yöntemler ile Tümdengelim yöntemleri ile doğrulanmaları gerekmektedir.

Varsayımın İşlevleri

  • Genelleme
  • Çıkarıma Başlatma
  • Araştırmaya Kılavuzluk
  • Yorumlama
  • Başka varsayımları Koruma

Olarak sayabileceğimiz beş işlevi vardır.

Genelleme: Eldeki verilerden yola çıkarak kapsamı genişletmektedir.

Çıkarıma Başlatma: Her çıkarım işlemi bir şekilde kurgulanmış bir varsayıma dayanmak durumundadır.

Araştırmaya Kılavuzluk: Bir araştırmaya başlamak için ortaya atılan bir ön yargı yani varsayım araştırmayı yönlendirmektedir.

Yorumlama: Açıklayıcı varsayımlar olarak nitelendirilebilir. Genelleme varsayımları yorumlamaya olanak vermektedir.

Başka varsayımları koruma: Konuya uygun olarak belirlenen bir varsayım konuyla alakası olmayan başka varsayımların bir şekilde konuya müdahil olmasını engeller.

Bilimsel Yasalar

Bilimsel yasaları bütün bilim ağının mihenk taşları olarak duruş sergiler. Doğrulanmış bilgilerdir ve dolayısıyla bilimsel aksiyomatik yöntemler için olmazsa olmazlardır.

Kuram- Varsayım- Veri – Deneyleme- Bilimsel yasa

Biçiminde meydana gelirler.

Bilimsel Yasa- Yeni Veri- Açıklama, bunlar aksiyomlardan yola çıkarak yeni yorumlar getirilmesini sağlamaktadır.

Yasaların Geçerliliği

Yasalar sadece kanıtlanmış varsayımlardır. Her duruma genellenmeleri beklenemez. Örneğin birçok ısı deneyi deniz seviyesinde yapılmıştır. Her durumda aynı sonucu vermesi beklenemez. Özel şartlar ve özel durumlarda varsayımlar yasalaştırılmıştır. Bu koşullara dikkat edilmelidir. Özellikle Kimya biliminde kullanılan, NŞA ( normal şartlar altında )  kavramı bunu en iyi şekilde açıklayan öncül cümledir.

Tanımlayıcı, Açıklayıcı, Orta ve Üst basamak yasaları, Aksiyomatik Yasalar, Bağlantı yasaları, Olasılık Yasaları, Tarihsel Yasalar, İşlevsel Yasalar ve Nedensel yasalar olmak üzere yasalar sınıflandırılmıştır.

Nedensellik ilkesi, yani bir sonucun sebebi durumu olarak tanımlanır. Ancak bir sonucun birçok sebebi olabilir bu durumda tek bir nedenden söz edilemez.

Yasaların Dayanağı

Örneğin 1 den x e kadar büyün A lar B dir şeklinde bir bulgu sonrası, tümevarım yapılarak, bütün A’lar B olabilir şeklinde çıkarım yapılabilir.

Değişkenlik ve Değişmez Olanlar

Bir varlığın başka bir varlıktan en az bir farkı olacağı gibi, bir varlığın başka bir varlıktan en az bir ortak özelliği olacağıyla ilgilidir.

Yasaların Açıklama Gücü

Yeter Koşul, eğer A sonra B önermesi sonrasında, A verilmiş olursa B de verilmiş olur.

Gerekli Koşul, Eğer B önce A denirse , A – B ‘ nin gerekli koşulu olarak verilmiş olur.

Yeterli ve Gerekli Koşul, B olduğuna göre ancak ve ancak A önermesi şeklinde,

Mantıksal geçerlilik ilkeleri ile sunulur.

Genelleme ve Deneyleme

Bir yasaya ulaşmada, genelleme ya da deneyleme yoluyla gidilebilmektedir. Genelleme; Örneğin A kümesi 1-2-3-4 ,iken B kümesi 1-2-3-4-5-6-7 şeklinde A kümesini kaypıyorsa B aynı zamanda A dır denilerek geneleme yapılabilir.

A ve B varlıklarının X ve Y özellikleri arasında gözlenemeyen bir ilişki olduğunu bulmak amacıyla deneylemeden faydalanılabilir. Bunlar sonucunda A ve B arasında y=f(x) şeklinde dışarıdan gözlenemeyen bir bağlantı yasası fonksiyon çıkarılabilmektedir.

Kuramlar

Kuramlar bilim ağının dışında ve üzerinde bulunan düğüm noktalarıdır. Kısaca tanımlarsak kuramlar bilim ağının sinir sistemi işlevini üstlenmektedir.

Kuramlar bilimsel yasaları birleştirmeye ve yorumlamaya yarayan kavramlardır. Örneğin Darwin’in evrim kuramı hali hazırda direk kanıtlanamasa da kabul gören yüksek düzeyde varsayımlar olarak dikkat çeker.

Diğer taraftan Realiz, Pluralizm, ontolojik Determizm, Bilimsel determinizm ve Formalizm dalları filozofik kuramlar olarak adlandırılır. Bir bakıma bilimin iskeleti olarak da görülebilir.

İlkeler

Madde- hayat- eylemsizlik- gibi ilkleler örneklendirilebilir. Üst ve orta basamaklı varsayımların birleştirilmesi sonucu birçok ilke ve yasa elde edilmiş Faktual bilimlerin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Kuram Çeşitleri

Soyut kuram; anlamsız ve yorumlanmamış simgeler bütünü olarak tanımlanabilir.

Yarı Soyut Kuram: Bazı simgeleri yorumlanmamıştır.

Yorumlanmış Kuram: Bütün simgeleri yorumlanmıştır.

Korespondans Kuralı: Bilimsel açıdan uygulamalı olarak çalışılabilinecek bilimlerin modellenerek çalışılması olayına denir.

Fiziksel Kuramlar: Gerçek varlıklar arasında bulunduğu düşünülen ancak gözlemlenemeyen ilişkiler kastedilir.

Matematiksel Kuramlar: Gizli kalan mekanizmaları değil de sadece gözlemlenebilen kısımları inceleyen ve sembole döken kuramlardır. Soyutlama işini yapar.

Kuramın Yapısı

Dışarıdan elde edilen genellemelerden alt orta ve üst düzey varsayımlardan oluşan bir sistemdir.Dış dünyadan alınan bilgileri sindirerek bilimsel bilgi halinde yansıtan bir sistem olarak, kuram tanımlanabilir. Sorun – Bilgi- Veri- Kurucu Varsayımlar- Kuramlar- Denetlenebilir Sonuç- Duruma göre tekrar varsayım şeklinde giden bir sistem vardır. Bu sistem varlıklar dünyasından doğar.

Kuram ile Yasa arasında belirli farklar vardır,

  • Yasalar doğrudan doğruya denetlenebilir.
  • Yasa Tümevarım yoluyla genellemelere dayanır, kuram duruma göre akıl yürütme olayıdır.
  • Kuramlar tek bir önerme olmayıp bir önermeler sistemi olarak göze çarpar.

ARAŞTIRMA

Sorunu çözmek için ortaya konan düşünsel ve deneysel çabadır. Temel Araştırma, Uygulamalı Araştırma, Geliştirme Araştırma gibi amaca göre belirlenen araştırma türleri vardır.

Eğer sorunun özelliğine göre sınıflayacak olursak,

Ön araştırma, Betimleyici Araştırma, Açıklayıcı Araştırma, Öngörü Araştırması ve Yöneylem Araştırması olmak üzere beş başlık altında toplanabilir.

Faktual bilimlerde, verilerin elde edilişine göre, sayım, soruşturma, belge ve kalıntılardan yararlanmak biçiminde bir ayırım yapılmaktadır.

Araştırıcı

Araştırıcı bilinenler noktasından başlayarak bilinmeyene ulaşmayı çabalayan kişi olarak tanımlanır. Araştırıcı bilimsel bir araştırmada tek ve belirgin bir yöntem seçemez. Araştırmanın durumuna amacına ve eldeki olanaklara göre elindekileri kullanmalıdır.

BİLİMİN YETERLİLİĞİ

Bilim genel olarak algılar üzerine inşa edilen, ilke ve aksiyomları temel alarak bunlar arasında varsayım ve kuramların konduğu içini ise kavram genelleme ve bilimsel yasalarla ören bir bina gibi düşünülebilir.

Bilimsel yoldan elde edilen bilgiler, sınıflandırılmış bir sistematik sisteme dayandığı, uyumlu ve tutarlı sonuçlar verdiği için, günlük basit bilgiden üstün ve yararlı sayılmaktadır.

Tüm bunlara rağmen bilim yetersiz kalmaktadır. Bunun en büyük nedeni, doğanın sonsuz sayıda çeşitlilik göstermesi olarak açıklanır

 

 

BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİĞİ

 

Araştırma Süreci

Bir sorunu çözme süreci olarak belirlenen araştırma süreci içerisinde şu aşamalar takip edilir.

  • Sorunu Belirlemek: Var olan bir tutarsızlık ya eksikliği fark etmek.
  • Varsayım Kurmak: Hipotez olarak da bilinen çözüme yönelik bir çözüm yolu önerme yoludur.
  • Yöntemi Kararlaştırmak: Varsayımın doğrulanması için izlenecek yol yöntem
  • Araştırma işlemini gerçekleştirmek:
  • Varsayımı Doğrulamak: Kabul ya da red durumu
  • Sonuç Çıkarmak: Elde edilen sonucun yorumlanması, getirdiği yeniliğin ne olduğunun tespiti

 

Araştırmanın Aşamaları

  • Ön çalışma; Güncel bilgilerini araştırılarak konunun kararlaştırılması
  • Planlama: İzlenecek yol yöntem
  • Uygulama: Verilerin elde edilmesi ve değerlendirilmesi
  • Yazım ve Yayın: Araştırmanın yazılı hale gelmesi, yayına hazırlanması ve basımı

 

GÜNCEL BİLGİNİN SAĞLANMASI

  • Kitaplardan Yararlanma
  • Yayın Seçimi
  • Okuma Tekniği
  • Not Alma ve Özet Çıkarma

Gibi yöntemler üzerinde durulmalıdır. Bu yöntemler genel olarak bir konu hakkında bilgi edinmek ve bu bilgiyi öğrenmek için takip etmemiz ve bilmemiz gereken adımlardır.

Burada amaç konu hakkında güncel bilgi elde edilerek araştırma konusunun kararlaştırılmasıdır.

ARAŞTIRMA KONUSUNUN KARARLAŞTIRILMASI

Konu seçimi araştırmaya başlayabilmek için başlangıç noktasıdır. Bu konu araştırmacı tarafından seçilebileceği gibi hocası tarafından da önerilebilir.

Konu seçimi yapılırken bilinen şeylerin bilimsel bir araştırmada konu olamayacağına dikkat edilmelidir. Bilimsel araştırmaların amacı gerçek varlıklar üzerinde araştırmalar yaparak elde edilen verilerden tümevarımsal sonuçlara ulaşmak ardından tümden gelim ile aksiyomatik olarak bu verileri doğrulamaktır.

Temelde bir takım konu seçimi şartları vardır;

  • Deneysel ya da kuramsal olarak yetkinlik
  • Donanım ve imkan olarak uygunluk
  • Özgün bir konunun seçildiğine yönelik inanç ve azim

 

Temel araştırmalarda Sorun Türetirken;

  • Bilinen çözümlere eleştirel yaklaşma
  • Bilenen çözümleri günümüzün şartlarına uyarlama
  • Önceki sorunlara eklemeler yapılarak genellemelere ulaşma
  • Değişik bilim dallarındaki çözümler arasında ortak yönler ve farklılıklara bakma, gibi tekniklerden faydalanılır.

Konu Seçilirken Klasikleşmiş bir takım sorun kaynakları vardır.

  • Bilimsel yayınlar
  • Bilimsel toplantılar
  • Sınırlı bir bilim analizi
  • Önceki araştırmaları başka koşullarda sınamak
  • Araştırma sırasında karşılaşılan sorunlar

Konu Seçiminde Genel İlkeler

  • Amaçlılık: Bir amaç hedeflenmelidir.
  • Yazarın durumu: Araştırmacının tutkusu ve amacı önemlidir. Bilgisi ve donanımı mühimdir.
  • Olanak ve Koşullar: Araştırmacının imkânları
  • Ön Çalışma: Yapılan ön çalışmanın yeterli miktarda olması gerekmektedir.

Araştırma Konularının Programlanması

 

Bir kurum ya da memleket düzeyinde araştırması gereken her konunun bir önem sırası vardır. Bu sıra takip edilerek programlama yapılır.

Program düzenlenirken, olanakların kısıtlı bulunduğu hallerde bize en gerekli olan araştırma konusunun seçilmesi gerekir. Burada mühim olan olanakların acil olmayan bir konuya harcanma ihtimalidir.

Örneğin bir memlekette bir araştırmaya ayrılacak bütçe, bakanlık tarafından;

  • Geçen yıllardaki gidere
  • Yıllık üretim gelir oranına
  • Endüstri alanının ve kurumların bu araştırmalar için ayırdığı fonlara
  • Ve nihayetinde bakanlığın bu konuya verdiği öneme bağlıdır.

Bir araştırma konusu için; Öznel Yargılama- Derecelendirme – Endeks Hesabı gibi yöntemler kullanılır.

Örneğin Konunun sağlayacağı gelir başarı şansı çarpımının Araştırma maliyetine oranı sonucu çıkan ir endeks araştırma programı hakkında karar verilmesini sağlamaktadır.

SORUNUN BELİRLENMESİ

Bir araştırma başarının gelmesi içi ilk olarak eldeki sorunun tam ve net biçimde algılanması ve anlaşılması gerekmektedir.

 

 

Sorun belirlenirken;

  • Sorunu alt sorunlara bölmek ve bunlardan en ilginç olanları seçmek
  • Çok sayıda sorunu bir araya toplayarak genel ana bir sorun ortaya çıkarmak
  • Konuda uzmanlaşmış kişilerden dönüt almak

Sorunun İrdelenmesi hususunda ise Ne? Nasıl? Niçin? Soruları ile sorunun yorulması gerekmektedir.

Sorunun Sınıflandırılması, Evrenin sonsuz sayıda değişken içerdiği unutulmamalıdır. Dolayasıyla evren incelenirken, sorunların sınıflandırılması ve sınırlandırılması çok önemlidir.

Dolayısı ile sorun bir değişken üzerinde araştırılıyorsa aynı değişkenin tüm varyantları için de geçerli olmalıdır. Birey inceleniyorsa çıkan sonuç toplumu da bağlamalıdır. Bu nedenle Toplumun incelenmesi daha doğru bir karar olacaktır. Toplumu incelemek için tutup da 2 adamı incelemek yeterli gelmez. Araştırmanın güvenilir ve geçerli sonuçlar vermesi için yeterli istatistiki verileri verecek olan bir grupta uygulanması gerekir.

Araştırma Biriminin Tanımlanması

Her araştırma konusu gerçek ya da düşünsel bir varlık üzerinedir. Ne bilinmek isteniyor? Sorusu üzerinde durulmalıdır. Sonuç olarak da konu olan varlık bu soru ile irdelenmelidir.

Araştırma Birimi; Üzerinde araştırma yapılan gerçek ya da düşünsel olan varlığa verilen isimdir.

Birey; Doğal olarak bağımsız ve ayrık bir varlık olarak nitelendirilir. Canlı –cansız, varlık ya da olay her şey birey olarak algılanabilir.

Araştırma Ünitesi; Aynı Tür birimlerden oluşan bir mekandaki topluluğa verilen isimdir. Öyle ki üniteler,

  • Zaman ve uzlam içerisinde sürekli olan
  • Bireyleri bitişik ve ayrılması güç ya da gereksiz olan
  • Bütün olarak topluluk halinde incelenmesi gerekli görülen

Kütle halindeki varlıklar için kullanılabilir.

Eğer ünitemiz bağımsız ve ayrık bir varlık değilse, yapay olarak bir sınıflandırma yapılır.

  • En az 30 bireyli bütünlükler oluşturacak düzeyde olması
  • Üzerinde gözlem sayım ve deney yapılabilmesi
  • Alanları daraltarak en az hataya mahal vermesi
  • 10-100-1000 gibi yuvarlak sayıda bireylerin oluşturulması gerekir.

Değişkenlerin Kararlaştırılması

Doğada sonsuz sayıda değişken olduğu bilinmektedir. Her varlığın birçok değişkeni olabilir. Araştırmalarda genel olarak bu değişkenin nitelik ve nicelik bakımından nasıl değişiklik gösterdiği bilinmek istenmektedir. Bu da görünmeyen ilke ve yasaların çıkarılması maksatlı bir çalışma oluşmasını sağlar. Değişkenlerin normal dağılım göstermesi yeterli bir durumdur. Standart sapmanın hesaplanabilmesi istatistiksel olarak yeterli bir durumdur.

VARSAYIMIN KURULMASI

Bir sorunun çözümlenmesi için bir ön yargıda bulunulması gerekir. Bu ilk fikre araştırma hipotezi ya da araştırma varsayımı denir.

Bu araştırma varsayımları; araştırmanın amacına ve niteliğine göre farklılık göstermektedir.

Betimleyici araştırmalarda, benzerlikler ya da eşlikler kurulur. Mesela bütün A lar B dir.

Öngörü Araştırmalarında, A varsa B vardır gibi öncül şart cümleleri kurulur.

Açıklayıcı Araştırmalarda, biri diğerinin sebebi olarak gösterilir. Yani ortada bir sebep sonuç ilişkisi gözlemlenmektedir.

Varsayım Kurma Yöntemleri

Analoji, benzeşim kurmaktan ileri gelmektedir.

Endüksiyon, tümevarım yöntemi olarak bilinmektedir.

Sezgi, içsel görü

Dedüksiyon, Tümden gelim

Yorumlama, kavramlar ve simgelerden yola çıkarak bir sonuca ulaşılması sürecidir.

Genel olarak bakıldığında Fenomeloji ve Mekanık olarak iki ana sınıfa da ayrılabilir.

Daha önce bahsedildiği gibi varlığı sadece olduğu gibi görmek fenomelojik yaklaşımın temelidir. Diğer taraftan mekanik yaklaşımda ise varlığın görünmeyen tüm ilişkileri hakkında yorum yapılır. Olasılıklar yöntemi de kullanılan yöntemlerden biridir.

Varsayım Kurma

Deneysel varsayım varlıkların gözlenebilen ya da gözlemlenemeyen nedenlerini açıklamak maksadıyla kurulur. Birçok varsayım arasından en etkiliyi seçmek gerekmektedir. Bunun için doğru varsayımın,

  • Mantıklı
  • Bilimsel temellere dayanması
  • Doğrulanabilir olması gerekmektedir.

İstatistiksel Varsayımlar

Ölçme değerlendirme ilkleri ile doğrulanabilecek nicel varsayımlara, istatistik varsayımlar denir. Burada dikkat edilmesi gereken nicel veriler arasındaki ilişki ve etkileşimlere yönelik varsayımların türetilmiş olmasıdır. Öyle ki, bu varsayımlar, aritmetik ortalama, mod, medyan, standart sapma ve standart hata gibi kavramların yanı sıra. Güvenilirlik ve geçerlilik gibi ölçme değerlendirme kavramlarını da içerebilir. Nicel varsayımlardaki istatistiki çalışmalar daha yararlı yorumlar çıkmasına sebebiyet vermektedir.

YÖNTEM VE TEKNİĞİN KARARLAŞTIRILMASI

Sorun ile ilgili çalışmalar yapılırken nasıl bilinebilir? Sorusuna cevap aranırken kullanılacak yol ve yöntem önceden belirlenmelidir.

ARAŞTIRMA İLKE VE TEKNİKLERİ

  • Araştırılan konu hakkında geniş bir yelpazede bilgi toplanmalıdır.
  • Aranılan şeyin, araştırılan alanda olup olmayacağı önceden kestirilmelidir.
  • Araştırmanın güvenilirliğini sarsacak noktalar ayıklanmalıdır.
  • Aramanın başlangıç noktası belirlenmeli ve arama aşamalarındaki durumlar saptanmalıdır.
  • En olası yerden aranmaya başlanmalı vakit ve imkanlar düzgün kullanılmalıdır.
  • Araştırma yapılan yerlerin üzerinden tekrar geçmek hata yapma olasılığını ciddi oranda azaltır.

Arama Teknikleri

Soy Ağacı Yöntemi: Her aşamada ortaya çıkabilecek olasılıktaki sorular cevaplanır. Evet – Hayır ya da Doğru Yanlış gibi cevaplarla ilerlenir.

Yinelemeli Yaklaşım: En uygun çözümü buluncaya kadar araştırmaya devam edilir.

Örnekleme Yöntemi: Geniş bir alanı incelemek yerinde bu alanı yansıtan küçük bir alan seçilir. Alınan bu örnek uzaydan çıkarım yapılır.

Koşulun Aranması

Her varlık sonsuz sayıda değişkenin birbiri arasındaki etkileşimleri sonucu oluşmaktadır. Dolaysıyla Araştırıcı; bu varlığı soyutlayarak birkaç değişkene indirgemeli elinde kalan model üzerinde çalışmalıdır.

St.Mill’in koşulun aranmasına yönelik beş yöntemi mevcuttur. Bunlar; Uygunluk, Farklar, Uygunluk ve Farkların Birliği, Tortu ve Beraber Değişkenler Yöntemi olmak üzere 5 yöntemi vardır.

Örnekleme Yöntemleri

Bilinçli Örnekleme: Belirli bir ön yargıya dayanarak örneğin seçilmesi durumudur.

Monografi: Toplumdan bilinçli olarak seçilen bir veya birkaç birimin ayrıntılı olarak incelenmesidir.

Kota Yöntemi: Örnek bir olayın incelenmesidir.

Yoğunluk Yöntemi: Kota yöntemine benzer tek farkı çok sayıda birimin bulunduğu toplumlarda uygulanır.

Rastgele Örneklem: Toplumun tüm birimlerine örneğe katılma şansı tanınmasıdır.

Basit Rastgele Örnekleme: Toplumdaki her birime eşit katılma şansı tanıyan örnekleme yöntemidir.

Dizgeli Örnekleme: Rastgele bir birimden başlayarak eşit aralıklarla birimlerin seçilmesi olayıdır.

Katmanlı Rastgele Örnekleme: Toplum homojen kısımlara ayrılır her kısımdan kısmın toplamdaki oranına göre birim alınır.

Küme Örneklemesi: Toplum çok büyükse bu yönteme başvurulur.

Çok Basamaklı Örnekleme: Küme örneklemesinden farkı ikiden çok sayıda basamak oluşturulmasıdır.

Ardışık Örnekleme: Nüfus sayımı gibi toplumun belirli ya da rastgele aralıklarla örnekleme yapılmasıdır.

Örnek Büyüklüğü

Güvenilirlik katsayısı ile standart sapmanın göze alınan örneklem hatasına oranının karesi bize örnek büyüklüğünü verir.

Örnekleme Hatası

  1. Tip Hata aralığında bulunan 1-p aralığındaki bir değeri reddetmek
  2. Tip Hata Kabul aralığında bulunan ancak red sınırına yakın bir değeri kabul etmek.

Ünite Büyüklüğü ve Biçimi

Araştırılan birimin çok bireyli bir ünite olması halinde, ünitenin büyüklüğü ve biçimi de, araştırmanın amacına ve özelliğine göre olacak şekilde önceden belirlenmelidir. Genelde 10-30 bireyli.

Deneme Düzenleri

Deneyleme: Klasik olarak deneyleme varlığı bütün dış ortamdan soyutlayarak, varsayımın oluşturulduğu şartlar altında hazırlayıp varsayımın test edilmesi olayıdır.

Dış koşulların ortama koşulları mümkün mertebe engellenmelidir. Aksi takdirde hata oranı yüksek sonuçlar otaya çıkacaktır.

Deneylerin tekrar sayısı güvenilirliği arttırıcı bir faktör olduğu için yineleme üzerinde durulmalıdır.

Kontrollü değişken unutulmamalı, etkisi araştırılan değişkenin sıfır hali de araştırılmalıdır.

Laboratuarda ve Dış Dünyada Deneyleme

Laboratuarda elde edilen sonuçlar daha izole olduğu için hata oranı düşüktür. Aynı deneyinde dış dünyada da yapıldıktan sonra işleme karışan hata oranına bakılmalıdır.

Laboratuar Düzeni

En az hatalı olacak şekilde bir laboratuar düzeni oluşturulmalıdır. Yalıtımın sağlanması son derece önemlidir. Yalıtım- Süzme – Dengeleme- Karşılama ve düzenleme ilkelerine göre laboratuarı düzenlemek gerekmektedir.

Deneme Desenleri

Deneyin defalarca yinelenmesi ve sıfır düzeyinde kontrollü değişeninin incelenmesi sn derece önemlidir. Bu işlemler için bir takım desenler mevcuttur.

Eş Yapma Düzeni

İki ayrı örnekten birine işlem uygulanırken diğerine uygulanmaz. Sıfır işlemli ile işlemli eşler değerlendirilir.

Rastlantı Parselleri

Eğer deney grubu eş yapmaya müsait değilse kura ile 4 er 5 er li üniteler meydana getirilerek işlem uygulanır. Rastgele seçim yapılması önemlidir.

Rastlantı Blokları

Deney yapılacak alanın homojen olmaması durumunda yapılacak olan bir desen türüdür. Heterojen olarak bize verilen alan homojen bloklara ayrılır. Bu bloklar arasında önemli fark olup olmayacağına bakılabilir.

Latin karesi

İşlem yapılacak alanın hem dikey hem de yatay parsellere ayrılarak desenin oluşturulması prensibine dayanır.

Bloklarda Bölünmüş Parseller( Faktöriyel Deneyleme)

Deney yapılacak alanın alt alta basamaklar halinde olması durumunda, bloklarda bölünmüş parseller deseni uygulanmaktadır.

Eksik Bloklar

Dengeli Eksik ve Kafes Düzeni olmak üzere iki çeşidi vardır. Birincisinde, eksik blokların izdüşümü sistemden çıkarılır. 7 yerine 4 lü bloklara inilerek homojen bir grup üzerinde deneyler yapılabilir. İkincisinde, yapılacak deneyleme yan- düşey- diagonal olacak şekilde her yönde yapılır. Sonuçlar karşılaştırılır.

Eğilimli Deneme Deseni

Araştırma yapılacak toplumun belirli bir yönde değişim göstermesi durumunda o koordinatları takiben deneylemenin yapıldığı durumdur

Sosyal Bilimlerde Deneyleme

Bu deneylerde deneklerin tutum ve davranışları deneye karıştığından hata oranı daha yüksektir. Bu nedenle deneklerin habersiz olduğu doğal koşullarda da deneyleme yapılabildiği gibi, araştırmacının denetimine tabi tutulan durumlarda da deneyleme yapılmaktadır.

Soru Yöneltme Tekniği

Genelde sosyal bilimlerde kullanılan görüşme ve anket teknikleridir. Sorular sorulurken, soruların kodlanmasına, duru ve anlaşılır olmasına, mantıklı olmasına, az sayıda olmasına, önceden ön denenmeye tabi tutulmuş olmasına, kısa cevaplanabilir olmasına ve varsayımsal olarak anlamlı bir yanıt gerektirmesine dikkat edilmelidir.

Soru yöneltme tekniği, görüşme, soru kağıdı yollama ya da telefon görüşmesi şeklinde yapılabilir.

Ölçüm Yöntemleri ve Ölçekleme

Herhangi bir şeyi ölçmek onu nitel e nicel olarak nitelendirerek onun hakkında bir yargıya varma sürecidir. Ölçme işlemi için bir ölçüte ve bir yargıya ihtiyaç vardır.

Değişkenlerin Ölçümü

Değişkenliği tanımlamak gerekirse, her hangi bir özelliğin birden fazla değer alabildiği durumlarda o özelliğe verilen isim olarak tanımlanabilir. Değişken ölçülürken de bir ölçüt ve bir karar verme sürecine başvurulur.

Nitel Değişken

Az, Çok, açık kapalı, yazı tura veya bir varlığın renginin belirtilmesi gibi ölçüm sonuçları nitel değişkenleri inceleyerek verilebilir.

Nicel Değişken

Herhangi bir varlığı ya da bir özelliği eşit aralıklı ölçeklerle ya da eşit oranlı ölçeklerle tanımlamaya verilen isimdir.

Ölçek Türleri

Ölçme işlemini gerçekleştirebilmek için ihtiyacımız olan şeylerden biri de ölçektir.

Sınıflama Ölçeği: Yazı-Tura , Siyah- beyaz , erkek- kadın gibi bir sınıflandırmaya dayalı ölçek türüdür. Mod , Tepe noktası , Frekans gibi bilgiler edinilebilirken Ki-Kare testi yapılarak analizde bulunulabilir.

Sıralama Ölçeği: Medyanın yani ortanca değerin hesaplanabilmesine olanak sağlayan ve üzerinde daha fazla sayısal işlem yapabiliceğimiz bir ölçek türüdür.

Aralıklı Ölçek: Eğitimde not verirken kullanılan sistemdir. Bahsedilen sıfır aslında sıfır demek değildir. Aynı durum sıcaklık ölçümü için de geçerlidir. 0 C aslında sıcaklığın hiç olmadığı anlamına gelmemektedir. Aritmetik Ortalama, Standart sapma ve korelasyon çalışmalarının yapılabileceği çok kullanışlı bir ölçek türüdür.

Oranlı Ölçek: Gerçek sıfırın var olduğu gerçek bir ölçek türüdür. Her türlü matematiksel işlem yapılabilir.

Sosyal Bilimlerde Ölçekleme

Niteliksel olarak ölçülebilinen özelliler olduğundan genellikle bu yönde ölçekler kullanılır. Sosyometriler bunlarda biri olarak gösterilebilir. Bu türden araştırmalarda genellikle soru yöneltme yöntemi kullanılarak veri toplanır. Ölçek seçiminde; araştırmanın amacı, sorunun özellikleri ve örneklem uzayın büyüklüğü ile gerçekleştirilecek olan ölçümden beklenen geçerlilik ve güvenirlilik katsayıları önemlidir. Bu türden ölçekler için Thurstone’un aralık ölçeği, Osgood’un boyutsal ayrıma ölçeği, Likert’in toplamı sıfırlama ölçeği, Stepson’un Q tipi Ölçeği, Gutman’ın Scalogram Modeli, İkili Karşılaştırma ya da Çok boyutlu ölçekleme kullanılabilir. Bunlardan çok boyutlu ölçekleme gerektiğinde doğa bilimlerinde de kullanılabilmektedir. Bu ölçeğin esası, herhangi bir özellik bakımından varlıkları ikişer ikişer karşılaştırıyor olmasıdır. Böylece ölçekleme ve karşılaştırma nihayetinde yorumlama bakımında faydalı bir metrik dizilim oluştulmaktadır.

Ölçek Seçimi

  • Ölçülecek örneğin kapsamına uygun olmalıdır.
  • Aynı varlığa uygulandığında tutarlı sonuçlar vermelidir.
  • Net bir biçimde ölçmek istediğimiz özelliği ölçebiliyor olmalıdır.
  • Nitel özellikleri nicel biçimde tanımlayabiliyor olması gerekir.
  • Niteliksel ölçekler üzerinde istatistiksel hesaplamalar yapılamaz. Buna da dikkat edilmelidir.

Değişen Basamakların Kararlaştırılması

Bir değişken sonsuz sayıda değer alabilir. Bundan dolayı değişkenlerin aldığı değerleri belirli aralıklarda belirli değerlere sabitlenerek işlemler ve ölçümler kolaylaştırılır. Eşit aralıklı basamaklar daha kullanışlıdır. Bu işlem yapılırken buna dikkat edilmelidir.

İstatistik Analiz Yöntemleri

Bilimsel bir araştırma gözlem ve deney üzerine kuruludur. Araştırma sırasında elde edilen sayısal veriler not edilmeli, düzenlenmeli, aritmetik ortalama standart sapma ve standart hata gibi değerleri hesaplanarak toplum için genelleştirilmiş sonuçlar elde edilmelidir. Araştırma sırasında kullanılan yöntemler amaca ya da değişkenin özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Aynı şekilde değişkenimiz, nitel ya da nicel karakterde olabilmektedir. Bu duruma göre sınıflama, sıralama, eşit aralıklı ve eşit oranlı ölçeklere başvurulmalı uygun olan ölçek türü seçilmelidir. Elde edilen istatistiki veriler mod, meydan, ortalama gibi değerler ile birleştirilmeli ve bir korelasyon katsayısı ortaya konmalıdır.

Elde edilen sonuçlar, normal dağılım eğrisi dediğimiz çan eğrisi olabiliceği gibi, binominal, multinominal, hipergeometrik – üssel, gama, beta gibi sürekli dağılımlarda ya da belirsiz dağılım biçimlerinde olabilir. Her dağılmın kendine özgü istatistiki yöntemleri vardır. Burada dikkat edilmesi gereken elde edilen verinin istatistiki hesaplanması yapılırken, Z ve T puanlarına göre yorum yapabilecek bir istatistiki dağılım eğrisinin ortaya çıkmış olmasıdır.

Bu noktada yapılan araştırmanın amacına göre, tahmin ya da varsayım denetimi olmak üzere iki farklı istatistiksel yöntemden biri kullanılabilir.

Tahmin: Elde edilen verilere bakarak, örneğin ait olduğu toplumun ortalama ve değişim parametrelerini kestirmek ya da bir bağlantıyı saptamak

Varsayım Denetimi: Bu sayede, örneğe ait birim ölçümlerinin birbirinden bağımsız olup olmadığına bakmak, elde edilen ölçümlerin kuramsal dağılma uygunluğu kontrol etmek, daha çok sayıda örneğin aynı topluma ait olup olmadığını kestirmek ve son olarak iki toplum arasında anlamlı bir bağ bulunup bulunmadığına bakmak maksatlı kullanılabilir.

Kayıt Defteri ve Çizelgeler

Araştırmacı, araştırma boyunca gözlem ve ölçüm yapmaktadır. Elde ettiği her türlü veriyi düzenli ve kontrollü bir biçimde kayıt etmesi gerekmektedir. Her türlü teknolojik destekten faydalanılmalı be iyi bir kayıt defteri tutulmalıdır. Tüm Kayıların bilgisayar ortamın excelde olması istatistiksel hesaplamaların daha kolay ve daha güvenilir olmasını sağlayacaktır. Elde edilen her ölçüm deneylemenin sonucuna doğrudan etkilidir. Bu unutulmamalıdır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir